
Edebiyat dünyasında Haziran ayında kaybettiğimiz değerlerimize ithâfen yazılmıştır. Ruhları şad olsun.
DÜŞEN YAPRAKLAR -2 🍂
Sanma ki sonbaharda düşer bütün yapraklar
Sonbahar, kış, ilkbahar, yaz da olsa fark etmez
Vâdesi her dolanı bekler kara topraklar
Son nefesi vermeden ruh bedeni terk etmez
Vâdesi dolan gider yoktur fazla bir neden
O ölmeden ölmüştü yaşanandan ders aldı
Çok erkenden göç etti uçmayı öğrenmeden
Bir kuş gibiydi kalbi göçmeye mecbur kaldı
Cahit Zarifoğlu’nun sözleri çok zarifti
Yağmur olmak istedi aşkının yüreğine
Kısa ömre çok şeyi sığdırmış bir arifti
Bu dünyayı terk etti asılıp küreğine
Hamdullah Suphi hatip, hitabeti severdi
O İstiklâl marşını okudu gür sesiyle
Soyadını Atatürk vermiş Tanrıöver’di
Tüm gayreti gösterdi olanca nefesiyle
Halide Nusret “Kadın yazarların annesi”
Pınar Kür’ün teyzesi, Işınsu da kızıydı
Yazarlarla doluydu, Zorlutuna hânesi
“Ağlayan Kahkahalar” kalbindeki sızıydı
Hüseyin Cemil Meriç üretken bir yazardı
Görme yetisini o tamamen kaybetse de
“Umran’dan Uygarlığa” nice eser yazardı
Çevresinden yardımla zorlukla kaydetse de
Türkmenoğlu (Şükrü Atay)
EDEBİYAT DÜNYASINDA HAZİRAN AYINDA
KAYBETTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ (2)
Cahit Zarifoğlu
1 Temmuz 1940 – 7 Haziran 1987
Hamdullah Suphi Tanrıöver
Türkiye Cumhuriyeti eski Millî Eğitim Bakanı
1 Ocak 1885 – 10 Haziran 1966
Halide Nusret Zorlutuna
(Roman yazarı ve şair)
1901 – 10 Haziran 1984
Hüseyin Cemil Meriç
12 Aralık 1916 – 13 Haziran 1987
Şiirin videosunda okunan şiir HALİDE NUSRET ZORLUTUNA’ ya ait “GİT BAHAR”
şiiridir.
GİT BAHAR (HALİDE NUSRET ZORLUTUNA) ‘Yorum : MUSHAB YANGIN’ (2:59)
GİT, BAHAR!
~ HALİDE NUSRET ZORLUTUNA
Çekil, bu gölgeli yolda gezinme,
Bahar, bakışların yine pek sarhoş!
Yanılıp gönlüme misafir inme,
Kapısı kilitli, mihrabı bomboş,
Mâbeddir orası, meyhane değil.
Ziyalar, kokular, sesler, çiçekler.. Ömrünün her günü bir başka düğün! Bülbüller koynunda aşkı çiçekler
Güller dökülürler göğsüne bütün.
Gerçekten güzelsin, efsane değil..
Altınlı başında papatya niçin?
Sarı saçlarına pembe gül takın!
Git bahar, gönlümde ibadet için
Diz çöken kızları ürkütme sakın,
Kalbime girme, o, kâşane değil.
Git bahar, git bahar…Uzaklarda gül; Denize renginden bırak hediye, Ufuklarda gezin, semaya süzül,
Kalbime sokulma “peymane!” diye,
Gördüklerin kandil… Peymane değil!
1919, İstanbul (Geceden Taşan Dertler’den)
Şükrü Atay